Genel af!..

Fenerbahçe Avrupa’da yarım düzine gol yiyince, ne gidecekler-gelecekler listesi kaldı, ne kulübeye yardımcı hoca eklenmesi ne İsmail Kartal’ın yabancı bir teknik direktörle değiştirilme ihtimali.
“Tadilat” değil; neredeyse buldozerle girecekler takıma!
İnsaf ve tolerans sıfır bu futbolda.
Yahu tökezlemenin somut gerekçesi, yarısı “olmazsa olmazlardan” takımda on bir sakattı. Futbolu bırakmadılar ki… Dönecekler eninde sonunda.
Hoca derseniz, takıma milletin ağzını sulandıran futbolu oynatan da oydu.
Dereyi geçerken at değiştirmenin manası var mıydı?
İşte yine lider Fenerbahçe. Gol de atıyor, oyunu da yükseliyor yeniden.
Çalışan makinayı tamir etmek nereden çıktı?
Evet geri dönüşler harikaydı… Henüz dördüncü dakikada Fred’in, altıncı dakikada Osayi’nin, ilk düdükten itibaren Ferdi’nin, maç boyu İrfan Can’ın dönüşü ile Fenerbahçe takımı futbol jargonuna göre taraftarından özür diliyordu aslında.
Djiku ve Becao yoktu ama sakatlık girdabına kapılmadan önce nasıl oynuyorsa aynen öyle başladı Fenerbahçe. Savunmayı öne çıkarıp takım boyunu kısaltarak… Coşkulu, istekli, önde basıp top kaparak… Hatta rakip çıkarken ayağından top almayı o kadar ileri götürdüler ki, kaleci vuruşunu kesip hücuma bile çevirdiler.
İlk yarıyı hazırlanışı şık, vuruşu güzel iki golle kapattı Fenerbahçe doğal olarak. Hele İrfan Can’ın mükemmel çalımı mükemmel vuruşla tamamlayarak attığı ikinci gol… Maç sırasında defalarca faule maruz kalan ve hakem tarafından görmezden gelindiği için çılgına dönen İrfan Can da futbol dilinde protesto etti Sivasspor’u ve hakemi yani.
İyi oyunu bireylere indirgemek pek hoş değil ama Fenerbahçe’deki bu keskin dönüşün nedeni Fred tabi. Zinciri tamamlayan halka oydu. Onunla birlikte ne Tadic’in “formsuzluğu” kaldı ne Dzeko’nun “yavaşlaması”. Oosterwolde bile takımı iki kat sahiplendi.
Maçın ikinci yarısı, Trabzonspor referanslı Sivasspor’un baskısı ve Manaj’ın golüyle başladı. Ligin topla en az oynayan, direk ve hızlı hücuma kilitlenmiş takımı Sivasspor’a baskı yapmadığı ve rakibin savunmasıyla orta alanı arasındaki boşlukları aramadığı süreçte Fenerbahçe’nin cezasıydı bu.
Ardından son yarım saatte Crespo sakatlanıp çıktı yerini İsmail’e bıraktı. Aslında maçtan önceki muhtemel kadroya yazılan bir isimdi İsmail. Sakatlık sonucu yaşanan bu değişimle maça giren İsmail’in orta sahadan başlattığı akın Dzeko-Alaadin-İrfan Can ortaklığında bir gole döndü. Fark etmez, organizasyon yine eski günlerdeki gibiydi.
Asla oyundan kopmayan, gücü yetmese de mücadeleyi bir an bile bırakmayan Sivasspor karşısında, aynı özelliklere sahip ama üstüne bir de yetenekli ayakları olan Fenerbahçe vardı. Sert alan savunmasını delen teknik vardı Fenerbahçe’de… Gerektiğinde orta sahadan top kazanmaktan, istasyon olmaktan hiç erinmeyen usta santrafor Dzeko, 75’de yaşıyla ilgili spekülasyonlara en iyi yanıtı verdi gole dönen volesiyle.
Sözün özü; 4-1 galibiyet ve özlenen oyuna kavuşmak, futbolcusundan teknik direktörüne “genel af” getirdi Fenerbahçe futbol takımına.
Haftaya Beşiktaş maçı var Fenerbahçe’nin… Eksiklerinin bir kısmına kavuşmuş, eski futbolunu ucundan yakalamış olarak avantajla çıkacağı derbiyi de kazanırsa şu birkaç haftanın hiç yaşanmamış gibi olmaması için bir sebep yok.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir